Uyuşturucuya karşı “Umut Işığı” taşıyan proje dün tanıtıldı

Keşan Belediyesi, Keşan Kent Konseyi ve İstanbul Toplumsal Gelişim Derneği iş birliğinde özellikle son günlerde artan ve vatandaşların yaka silktiği Keşan’daki uyuşturucu bağımlılığı konusunda yapılan çalışmalar sonucunda hazırlanan KEDAMER (Keşan Belediyesi Danışmanlık ve Takip Merkezi) projesi ile ilgili dün basın toplantısı düzenlenip, kamuoyuna tanıtılırken, bu projeyle uyuşturucu kullanımının ciddi oranda önüne geçilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Saat 10.00 sıralarında, Şapçı Prestıge Hotel’de başlayan basın toplantısına; Keşan Belediyesi Başkan Yardımcısı Cengizhan Aktan, Kent Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Baygül, Başkan Yardımcısı Hasan Karagöz ile bazı Yönetim Kurulu üyeleri, İstanbul Toplumsal Gelişim Derneği Kurucu Başkanı Çiğdem Sönmez ve basın mensupları katıldı.

Baygül: “Konunun ne kadar ciddi olduğunu anlatmak istiyoruz”

Toplantıda konuşan Baygül, Keşan’da, özellikle bonzai adlı uyuşturucu maddesi ile ilgili ciddi sorunların yaşandığına dikkat çekerek, bu konuda yetkililer ile görüşmeye başladıklarını, bu anlamda da Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan ile bir görüşme yaptıklarını kaydetti. Özcan’ın bu konuya büyük bir duyarlılık gösterdiğini dile getiren Necmettin Baygül, “Tabiri caizse taşın altına elini değil, vücudunu koydu. Keşan Belediyesi bünyesinde rehabilite merkezi açılması için çalışmalara başlandı. Dernek Başkanı Çiğdem Hanım önderliğinde artık bu projeyi hızla ilerletiyoruz. Bu anlamda kamu görevlileri ile görüşmeler gerçekleştirdik. Konunun ne kadar ciddi olduğunu anlatmak istiyoruz. Bu süreçte bir can dahi kurtarsak çok önemli.” dedi.

Aktan: “Sorun yalnızca her gün kaldırımlarda topladığımız gençlerin kişisel sorunu değil, toplumsal bir sorun”

Daha sonra söz alan Cengizhan Aktan, Keşan’da, özellikle 2 yıl içerisindeki madde bağımlılığının çok ciddi şekilde arttığına dikkat çekerek, “Bu durum toplumun ve kamuoyunun da dikkatini çekti. Bu durumla ilgili uzun süredir çalışmalarımız, arayışlarımız vardı. Kent Konseyi’nin çabaları sonucunda İstanbul Toplumsal Gelişim Derneği ile kurulan irtibat sonrası böyle bir oluşum için adım atıldı. Bunun Keşan için son derece yararlı olacağına inanıyoruz. Belediye olarak da maddi- manevi destekliyoruz. Sorun yalnızca her gün kaldırımlarda topladığımız gençlerin kişisel sorunu değil, toplumsal bir sorun. Çünkü topluma kazandırmadığımız sürece hiç kimsenin can ve mal güvenliği de kalmayacak. İnsani açıdan onlara destek olmak gerektiği gibi, bu sorun çözülmezse bunun topluma yayılacağını, olumsuz bir karşılığı olacağını kimsenin unutmaması lazım. Bu yüzden de hiç kimsenin ‘birkaç kişi madde kullanıyor diye bu kadar çaba harcamaya gerek var mı? Bu kadar maddi yatırım yapmaya gerek var mı?’ düşüncesinde olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda, Takip ve Danışma Merkezi, olayın sadece bir ayağı. Diğer taraftan da eğitim ve halk sağlığı açısından desteklenmeli. Bunun içinde bütün kurumların bu işin içerisinde yer alması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çok yönlü toplumsal bir sorunumuz. Madde kullanımı sadece belirli mahallelerde de değil. Son derece yaygın bu illet. Dolayısıyla başta aileler olmak üzere, tüm toplumun bu konuya duyarlı olması gerektiğini kendi çocuklarının da bulaşıp bulaşmadığını kontrol etmeliler.” şeklinde konuştu.

Sönmez: “Eski bir madde bağımlısıyım ve 14 yıl 5 aydır temizim”

Toplantının devamında konuşan Çiğdem Sönmez, eski bir madde bağımlısı olduğunu ve 14 yıl 5 aydır uyuşturucudan uzak olduğunu bildirerek, bu işi yapmaya karar verdikten sonra, konu ile ilgili eğitimler aldığını söyledi. Onlarca uluslararası çapta eğitimler aldığının altını çizen Sönmez, “Ben de iyileşmekte olan bir bağımlıyım. Bir bağımlının iyileşmek için neye ihtiyacı olduğunu biliyorum. Aynı zamanda babam da, eşim de madde bağımlısıydı. Babam, bundan dolayı 46 yaşında vefat etti. Ben şuan 42 yaşındayım. Babamın ne kadar genç öldüğünü şimdi anlıyorum. Elimden ne gelirse diye kollarımı sıvayarak bu yola çıkan birisiyim. Ne mutlu ki aynı gönülde olan insanlarla karşılaşıyorum. Aynı bakış açısında olabilen insanlarla karşılaşabiliyorum. Bu konuda yardım edilen bir kişiye, yardım edilen o para çöpe gidecek sanılıyor. Ancak doğru yardım yapılamadığı için çöpe gidiyor. O kişinin topluma kazandırılmasından doğan faydaları düşünün. Aslında kazanılan kat ve kat fazlası. Bu proje tam olarak bizim neye ihtiyacımız olduğuna dair kurulmuş bir projedir. Bu projede bilimsel terapi yöntemlerini uygulayan arkadaşlarımız çalışıyor. Psikologlar da bizimle çalışıyor olacaklar.” şeklinde konuştu.

“Bağımlılık alanında uzmanlık başka bir şey”

Prje kapsamında bir ekip oluşturulacağını ve bu eibin eğitimden geçeceğini bildiren Sönmez,  şunları söyledi; “Bunu formasyon olarak algılayabilirsiniz. Yurtdışından hocalarımız var. Uzmanlarımızı yurtdışına staja gönderebiliyoruz. Oradaki rehabilitasyon merkezlerinin çalışmalarını yerinde inceliyorlar. Bu imkanları sağlamamızdaki neden, bağımlılıkla ilgili uzmanlarımızın daha çok donanmasını sağlıyoruz. Çünkü uzmanlık alanı spesifik bir alan. Buna göre çalışması ve buna göre eğitimler alınması gerekiyor. Bağımlılık alanında uzmanlık başka bir şey. Bazı doktorlar, alkol ve uyuşturucu bağımlılarına, ‘Tamam uyuşturucu içmeyin ama alkol içebilirsiniz’ diyorlar. Uyuşturucu veya alkol bağımlısı kişiler için kontrollü içmek diye bir şey yoktur. Ben, uyuşturucuyu 14 yıl 5 ay önce bırakmama rağmen bugün yeniden içsem, çok kısa bir süre sonra eski halimden beter hale gelirim. Hatta ölümüm söz konusu olabilir. Çünkü vücut açığı kapatmaya çalışacak. Açığı hızlıca kapatmaya çalışırken benim bedenim şok geçirecek. Buna mutlaka dikkat etmek gerekir.”

“Projemiz, tüm eksikleri ihtiyaçları karşılamak üzere planlanmıştır”

Projeye tüm kurumların destek vermesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Çiğdem Sönmez, sözlerini şöyle tamamladı; “Bu nedenle birçok görüşmeler gerçekleştirdik. Görüştüğümüz bütün kurumlar bu projemize her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirttiler. Bunları duymak bizleri mutlu etti. Bugün de görüşmelerimizi devam ettireceğiz. Bütün ailelere ulaşmayı hedefliyoruz. Kurumlardan da bu konuda destek bekliyoruz. Kaymakamlıktan bir söz aldık. Kaymakamlığın içersinde proje ile ilgili bir temsilci olacak. Buraya da başvurular olacak. Bağımlı ya da bağımlı yakını, yarım istemeye çok zor karar veriyor. Kapı kapı, masa masa dolaşmak zorunda kalıyor. Zaten tükenmiş ve umudunu yitirmiş insanlar, bir de kapı kapı dolaştırdığımız zaman iyice iyileşmekten vazgeçiyor. Her kurumda bir temsilci ona yardımcı olursa, iyileşmesi için daha çok destek olabiliriz. Görüştüğümüz her kurumda bir temsilci eğitilecek. Eğitildikten sonra bu kişilerle ilgilenilmesi sağlanacak. Keşan Belediyesi Danışmanlık ve Takip Merkezi (KEDAMER)’ne yönlendirilmelerini sağlayacağız. Herkesin bu konularda bilgilenmesi sağlanacak. Uzman arkadaşlarımızla organize edeceğimiz eğitimler olacak. Aile çalışmaları, mahallelerde çalışmalar yapılacak. Seminerler ve paneller düzenlenecek. Bu merkez psikolojik danışma hizmeti verirken, beraberinde sürdürülebilir iyileşmeyi sağlamak anlamında 12 basamaklı gelişme programını da içinde entegre edilmiş bir şekilde yürütecek. Bu program; Kişinin kendini merkezden sonraki iyileşme sürecinde de iyileştirmesini sürdürmesini sağlamak amacıyla bilinmesi gereken bir iyileşme yoludur. Çünkü hayatı boyunca biz insanlarla birlikte olamıyoruz. Onları hayatı boyunca takip edemeyeceğiz ama belli bir süre takipte kalıp psikolojik takiplerini gerçekleştirilecek. 12 basamaklı gelişme programı bu proje ile daha da tanınabilir olacak. Projemiz bütün açık kapıları kapatmak üzere oluşturulmuştur. Tüm eksikleri ihtiyaçları karşılamak üzere planlanmıştır. Aileyi de kapsadığını belirtmek gerekiyor. Kullanıcı kişi iyileşmeyi istemiyorsa aileleri gelip başvuru yapabilir. Ailesini de bağımlı olan bir kişinin sağlıklı olması mümkün mü? Bağımlı zaten kendine acır. Siz onunla beraber ona acımaya devam ederseniz yardım edemezsiniz. Bağımlıya acıdığımız için ona yardım etmeye çalışıyoruz. Acıdığın birini kurtarmaya çalışırsın. Acıdığın, kıyamadığın kişileri kurtarmaya çalışırsın. Ama ona acımayı bıraktığınızda gerçekten ona yardım etmeye başladınız demektir. Ona acımak bizim yapabileceğimiz bir şey değil. Bununla birlikte orada biraz daha inanmak lazım. Aile, bağımlı olan kişinin üzerinden elini çektiğinde ölmeyeceğini bilmesi lazım. Çünkü hiç kimsenin hayatını biz vermiyoruz, kimsenin hayatını biz vermiyoruz. İyileşmek için inanmaya ihtiyacımız var. Karşınızda iyileşmekte olan bir bağımlı olarak oturuyorum. Bunu gönül rahatlığıyla söylüyorum, neden biliyor musunuz?  Çünkü ben utanılacak bir şey yapmıyorum. Bu benim hastalığım, kanser hastası, şeker hastası nasılsa bu da bir hastalık. Kronik bir hastalığı olan kişileri nasıl dışlayabiliriz, nasıl yok sayabiliriz. Sigarayı kolay kolay bırakabiliyor musunuz? İçmek istemiyorsunuz ama hala içiyorsunuz. İnsanın kendini yönetmesi o kadar kolay değil. Zaten uyuşturucu alan bir insan nasıl kendini yönetebilir. Ondan nasıl sağlık bir şey bekleyebilirsiniz ki? Bunların bilinmesini anlamaya sağlamaya çalışcağız. Bu toplumun genel sorunu oldu. Herkes bu benim sorunum değil deyip bir kenara çekilirse nasıl bu sorunuz çözeceğiz. Zaten bu yüzden bu haldeyiz. Bu konuda doğru kanalların desteği çok önemli. Yerel yönetimler çok önemli. Kurum kuruluşlar çok önemli. Çünkü biz oturduğumuz yerden tek başımıza bir şey yapamayız. Hep birlikte bir şey yapmak zorundayız. Keşan’!da bu birlikteliğin çok güzel sağlandığını düşünüyorum. Bu işe başlanılması herkesi memnun etti. Bunun için Keşan Kent Konseyi’ni tebrik etmek gerekiyor. Çünkü süreci zorladılar ve bu işe inandılar. Herkes bu işin ne kadar güzel olacağına inandı. Bu konuda basının da desteğini bekliyoruz. Çünkü orası insanlara umut verecek. Sizler o umudu sağlayacak ve devam ettirecek kişilersiniz.”

Karagöz: “Kaldırımda sızıp kalmadan farklı biçimde bunu kullanan, buz dağının görünmeyen kısmı var”

Toplantıda son olarak söz alan Kent Konseyi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Karagöz, projenin gönüllülük üzerine yürüyen bir proje olduğunu hatırlatarak, “Kent Konseyi’nin haricindeki tüm kurum ve kuruluşları olmak üzere geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştireceğiz. Çiğdem Hanım’ın da proje içeriği ile ilgili bir sunum olacak. Bu sunumdan sonra top katılımcılara dönecek. Herkes bir sorumluluk almalı. Proje çok önem taşıyor. Çünkü geleceğimizi kurtarmak istiyoruz. Keşan’da madde bağımlılığı denince akla ilk olarak gariban romanlar söyleniyor. Özel yerleri, evleri, paraları olmadığı için kaldırımda sızıp kalıyor. Ama kaldırımda sızıp kalmadan farklı biçimde bunu kullanan, buz dağının görünmeyen kısmı var. Artık ortaokullarda, liselerde, okul bahçelerinde satılır vaziyete gelmişse bu sadece romanlarla ilgili bir olay değil. Ciddi anlamda bir tehdit var karşımızda ve bunu görmemiz gerekiyor. Hepimize büyük sorumluluk düşüyor.” dedi.

Toplantı, yapılan bu konuşmaların ardından sona ererken, ilerleyen günlerde proje ile ilgili semiler, panel gibi etkinliklerin gerçekleştirileceği bildirildi. ( Haber: İlker GÜREL – Fotoğraflar: Ömer ÇAKICI)

HABERİN BİLGİSİ
Bu haber 01 Nisan 2017, 3:33 pm tarihinde manset, son dakika kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 676 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
ETİKETLER
YORUM YAZIN

İsim :

E-posta:

WebSite: