ŞEB-İ ARUS BULUŞMASI KEŞAN’DA BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

Keşan Belediyesi ile Tasavvuf Vakfı Trakya Bölge Temsilciliği, Hz. Mevlana’nın 741. Vuslat Yıldönümü nedeniyle 28 Aralık 2014 Pazar günü Keşan’da Şeb-i Arus buluşması etkinliği düzenlendi.

IMG_4774

Hz. Mevlana’nın 741 Vuslat Yıldönümü törenlerinin günün anlam ve önemine uygun olarak kutlanmasını sağlamak, uluslar arası düzeyde Hz.Mevlana’yı anma törenlerinin gerçekleştiği günümüzde Keşan ilçesinde de Mevlana kültürünü pekiştirmek ve tanıtmak için hazırlanan program, Keşan Belediyesi Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi.

IMG_4924

Saat 15.30’da saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın söylenmesi ile başlayan tören, Keşan Kaymakamı Bekir Dınkırcı, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Keşan Belediye Başkan Yardımcısı Cengizhan Aktan, İl Genel Meclis Üyeleri Mehmet Ali Yetim, Hüseyin Boyalık, Belediye Meclis Üyeleri Nurgül Yıldırım, İbrahim Dinç, Tarık Uysal, CHP Keşan İlçe Başkanı Erdoğan Gümülcineli ile Kent Konseyi Başkanı ve Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Muhtarı Bayram Ali Kalfalar ve  1500’e yakın Keşanlı izledi.

IMG_4545

Osman Coşkun ve Buket Çayır’ın sunuculuğunda gerçekleşen program, ney dinletisi ile başladı. Ardından, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti.

IMG_4716

Daha sonra Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan etkinliğin açış konuşmasını yaparak şunları söyledi: ”Çok değerli kaymakamım Keşan’dan ve civardan gelen değerli konuklar. Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bu anlamlı günde Mevlana’nın hoşgörüsüne sığınarak yapabileceğim hataları öncelikle hoşgörüyle karşılamanızı arz ederim. İnsanoğlu yaradılışında bütün kutsal kitaplar Allah İnsanı yarattı ruhunu da kendinden ötürü dedi. Dolayısıyla bizler insanoğlu olarak içimizde yaradanın ötesini taşımaktayız. Bu nefes beden bu dünyada yaşadığı kadar yaşadığı sürece bizlerle beraber olacak. Ondan sonra tekrar sahibine geri dönecek. Bizler bir milletiz bir ulusuz. Bir kültürümüz var. Türk İslam medeniyeti insanoğlu batıda bataklık içinde boğuşurken dünyada ciddi bir medeniyet olmuştur. Doğruluğu sınırlara sığmayan insan sevgisini, özgürlüğü insan olmayı öğretmiştir. Ben her zaman biz Türklerin 1354 yılında Avrupa Topraklarına ayak bastığında 30 sene sonra Kosova’ya nasıl gittiğimizi merak etmişimdir. Cevabını tasavvufta buluyorum.Tasavvufun esas babası Hoca Ahmet Yesevi’dir. Hoca Ahmet Yesevi’den 150 yıl kadar sonra Anadolu’da aynı yüzyıllarda yaşayan 3 tane tasavvuf büyüğü vardı. Birincisi şu anda yaadettiğimiz Mevlana Celaleddin Rumi, ikincisi Hacı Bektaşi Veli ve üçüncüsü de Yunus Emre. Hoca Ahmet Yesevi’nin bir sözü vardı “Her kim milletine ederse hikmet işte o kişi bir millettir” der. Bu çok anlamı söz tasavvufun da kökü olmuştur. Ahmet Yesevi ile başlayan tasavvuf harekatı ondan sonra gelen 3 büyük şahsiyetle bir sürü İslamlaştırıp, Türkleştiren bu şahsiyetler tarafından bir sürü dervişler, müritler yetiştirilmiştir. Bunları Anadolu da ve Rumeli de görevlendirmişlerdir. Selçuklu dan önce Osmanlı dan önce Anadoluyu ve Trakyayı nerdeyse Türkleştirip, İslamlaştırmışlardır. Ardından, Selçuklu Devleti kurulmuş.Ardından Osmanlı  Devleti kurulmuş ve Trakya’yı fethetmiş bu güzel mirası bize bırakmıştır.Biz bir ulusuz biz bir milletiz. Bu geçmişteki kültürümüzü bugün yaşatıp gelecek nesillere büyük bir medeniyet olarak aktarmak mecburiyetimiz vardır. Kendi benliğimizi unuttuğumuz zaman başkalarının kültürüne başkalarının medeniyetine boyun eğmek zorunda kalırız. Biz buraya aitiz deyip kendi medeniyetimizi  dünya medeniyetleri içersinde yüceltmek mecburiyetimiz vardır. Dolayısıyla Şeb-İ Arus törenlerimize bir kez daha “Hoş geldiniz” diyorum. Umarım kültür aktarımının ne anlama geldiğini anlayıp milli kültürümüzü devam ettirip yüceltmek bizlere ve bizden sonraki nesillere kısmet olur. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Allah’ın selamı üzerinize olsun.” dedi.

IMG_4822

Özcan’ın konuşmasının ardından, Mevlevi Üstadı  Mustafa Özbağ’ın “Mevlana’da İnsan” bir konuşma gerçekleştirdi.

IMG_4821

Hazreti Mevlana denince herkesin toplandığını belirten Özbağ “Sema, Mevlana deyince insanların içi açılıyor. Bir başka konuşmacı gelse bir başka program olmuş olsa herhalde bu kadar kalabalık olmazdı. Biz bazı yerlerde bazı şarkıcılarla falan yarıştığımız zamanlar oluyor. Bir salonda bir pop yıldızı var bir salonda biz varız. İnsanlar Hazreti Mevlana denilince o tarafa doğru yol alıyorlar. Bu yıl Şeb-i Aruz etkinliklerinin son programı Keşan’da gerçekleşiyor. Şeb-i Aruz’u 1 aylık olarak kutluyoruz. Bu yılki konumuz İnsan. Böyle Şeb-i Aruzları öne çıkaracak bir tema ile anmaya çalışıyoruz. Bu yıl da insan temasını seçtik. Ben sizi 750-800 yıl geriye götüreyim. Bir tarafta Baba Resul isyanları var.Ortalık Anadolu yanıyor. Selçuklu bunları durdurmakta zorlanıyor. Bizanstan yardım istiyor. Mevlana bu alemin çekirdeği insan der. Bu alemin varlık aleminin çekirdeği, varlık aleminin cevheri insan der. Yunus, yaradılanı severim yaradandan ötürü der. Mevlana önce insan koydu orta yere. 800 yıl sonra biz tekrar Orta Doğu’ya ve Anadolu’ya bakalım. Kıymetli dostlar kim kimi öldürme hakkına sahip olabilir. Camide kim bomba patlatabilir. Mezhepten dolayı kim kimi öldürebilir. Din adına kim kimi öldürebilir. Din mi önemli insan mı önemli. Din insanın yanında önemli değil. İnsan önemli. Dinin varoluş sebebi insan. Peygamberlerin geliş sebebi insan. Bizim dinimiz insan oruçluyken böbrekleri rahatsız olacaksa orucu bozmayı farz kılar.Geçen gün bir yerde söyledim isyan edeceklerdi nerdeyse; açlıktan ölecekseniz, açlıktan bir organınıza zarar gelecekse domuzdan başka bir şey yok ise domuz eti yemeniz farz. Kendimizi kurtarmak amacıyla, eğer susuzluktan bir organınız zarar görecekse o zararı önlemek için şaraptan başka bir şey yok ise şarap içmeniz farz. Birinci derecede lazım olan insan. Bizim dinimiz önce insan der. Din insan için,insan din için değil. Biz din için yaratılmadık. Din bizim için gönderildi, din bizim için indirildi. Hazreti Peygamber bizim için gönderildi. Biz Peygamber için gönderilmedik. Peygamberler için de gönderilmedik, bütün peygamberle bizim için gönderildi. Bütün kitaplar bizim için gönderildi. Kuran bizim için gönderildi. Biz Kuran için gönderilmedik. Kuran bize hizmet ediyor, biz Kurana hizmet etmiyoruz. Biz peygambere hizmet etmiyoruz,peygamber bize hizmet ediyor. Burada anlatmak istediğim şey insanın kıymetli olduğu. İnsanın değerli olduğu ve bütün bu kainatın insan için yaratıldığı ve bütün bu kainat insanın malı. Bu dünya bizden sonra yaşayacak insanların malı. Hepimiz insana değer ve kıymet vermek zorundayız. Aya birisi gidip bir bayrak takıp burası benim deme hakkı yok orada bütün insanların hakkı var. Bir kadın düşünün çok güzel ama onu hiç kimse görmemiş, onun güzelliğinin ne anlamı var ki?  Bir erkek düşünün çok yakışıklı ama hiç kimse görmemiş hiç kimsenin haberi yok ne anlamı var? Burada bir dağın içerisinde hazine olsa o hazineden hiç kimsenin haberi olmasa bunun ne anlamı var? Ebedi bir hayata göre yaşadığımız bu dünya hayatı kısacıktır. Ebedi hayat anlayışına göre buraya kadar gelişiniz de kısacık. Allah’la beraber ebediyiz. Ebedi olan başka ikinci bir mahluk yok. Yaşadığınız bu alemde ebediyete doğru gidiyorsunuz. Allah ebedi olarak kendisini tanıyacak, kendisini bilecek tanıma ve bilmede durmaksızın yürüyecek insanı yarattı. İnsan o yüzden Allah’ı tanımada ve bilmede sonu olmayan bir varlıktır. Sonsuz Allah’ı tanıyacak olan sonsuz bir varlıktır insan. Kıymetli dostlar insana bu gözle bakın.O yüzden insan bütün alemin en kıymetli varlığıdır. Ondan daha kıymetli bir varlığın olması mümkün değil.İnsan bütün varlık aleminin en değerli mücevharatıdır.Sakın bu dünyada işinizin bittiğini düşünmeyin sakın bu dünyada ölüp gidince kaldı zannetmeyin bu sonsuz yürüyüş devam edecek. Biz sonsuzuz sonlu işlerle işimiz yok. Sonsuzun sonlu işlerle işi olur mu? Sonsuzun sevdasının sonu olur mu? Sonsuzun aşkının sonu olur mu? Sonsuzun herhangi bir şeyinin sonu olur mu? Olmaz. Biz ebediyiz. Bizden başka ebedi olan yok. Kıymetli dostlar biz yine Sevgili Kaymakamımız Bekir Dınkırcı’ya ve Sevgili Belediye Başkanımız Mehmet Özcan’a günün anlam ve önemine binaen çam sakızı çoban armağanı bir hediye takdim edeceğiz.” dedi.

IMG_4710

Özbağ, daha sonra Dınkırcı ve Özcan’a hediyelerini sundu.

IMG_4724

Ardından, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’da Keşan Belediyesi kursiyerleri tarafından hazırlanan bir seramik hediyeyi kendisine sundu ve Tasavvuf Vakfı Trakya Bölge Temsilcisi Saide Yapıcı’ya da bu tür etkinliklerin düzenlenmesinde katkı sunduğu için teşekkür ederek,  bir buket çiçek takdim etti.

IMG_4915

Ödül törenin ardından, 56 kişiden oluşan Sema Grubu 46 müzisyen grubu eşliğinde 1.5 saatlik büyük bir beğeni toplayan bir gösteri sundular.

IMG_4940

Sema gösterisi ile tören sona erdi.

www.kesanhalkinsesi.com

HABERİN BİLGİSİ
Bu haber 29 Aralık 2014, 9:57 pm tarihinde GÜNCEL, son dakika kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 1.276 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN

İsim :

E-posta:

WebSite: