M.Kemal Tutkun’un İmza Günü’ne yoğun ilgi..

Keşan Belediyesi ve Kitap Dünyası işbirliği ile Keşan’da Tugay Komutanlığı yapmış olan emekli Tuğgeneral M.Kemal Tutkun’un yazdığı “100.Yılında Çanakkale Ruhu 1915” adlı kitabın tanıtımı için 16 Mayıs 2015 Cumartesi günü İmza Günü günü düzenlendi.

M.Kemal Tutkun İmza Günü (1)  CIMG7194  CIMG7195

İmza günü saat 12.00’de Şehitlik Parkı’nda başlayan imza günü öncesi bir konuşma yapan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan şunları söyledi: “Hukuksuz olaylardan nasibini alan değerli ir dostumuz, içerde yattığı 40 ay boyunca koğuş arkadaşlarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin esas alındığı Çanakkale Ruhu’nu ele alıp gelecek nesillere aktarmak için ciddi bir emek sarf etmiştir. Biz de kendisini imza gününde burada ağırlamaktan çok mutluluk duyuyoruz. Bizler için çok önemli. Bunun gelecek nesile aktarılması ve unutulmaması lazım. Ben emeğine saygı duyuyorum. Emeğinize ve ellerine sağlık, bu kitap nesillerimize Çanakkale Ruhunu aktaracak. İşin en kötüsü de yıllarca yargılanıp, ardından pardon denilmesi bizi çok üzdü. Büyük bir hukuksuzluk içersindeyiz. Yapanın yaptığı yanına kalan bir ülkedeyiz. Umarım bunlar düzelir.” dedi.

M.Kemal Tutkun-Mehmet Özcan  M.Kemal Tutkun İmza Günü (3)  M.Kemal Tutkun İmza Günü (4)

Özcan’ın ardından konuşan Tutkun’da şunları söyledi: “Benim Keşanla ve Trakya ile olan bağlantım 1964’den bu yana devam etmektedir. Sayın başkanla aynı okuldan mezun olduk. Aynı Lisede okuduk. Bunun gibi 90’nın üzerinde ağabeyim, kardeşim, arkadaşım var. Düdüğü çaldığım zaman 90 tane neferim hazır. Burası ile adeta benim kan bağım var. Her fırsatta Keşan’ı anmamak mümkün değil. Her fırsatta buraya gelmek benim için büyük onur meselesi, az önce de başkanımın da ifade ettiği gibi bu kitabı yazma fikri ilk defa Keşan’da bende oluştu. Rahşan affıyla 40 civarında cezaevinden çıkmış ve direk birliğimize gelmiş askerler vardı. Yaşları 30-35’in üzerindeydi. Bunların büyük bir çoğunluğu PKK terör örgütü üyesi ve yardım yataklık etmekten yargılanan kişilerdi. Bunlar geldiklerinde bu arkadaşları Gelibolu ziyaretine gönderdim. Ne yapacağımızı bilemiyorduk, direk cezaevinden bize geldiler. Bu arkadaşları doğrudan 20 yaşındaki vatan evlatlarını içersine sokmak pek uygun olmazdı dedik. Bu arkadaşları 2 gün Gelibolu’da gezdirdik. Dönüşlerinde ben dedim mülakat yapacağım, yaptığım mülakatta bana bu arkadaşlar şöyle bir mesaj ilettiler. Komutanım, neden burasını daha önce bize göstermediniz? Yeni geldiniz daha hemen götürdüm. Devlet bize neden göstermedi. Dediler ki biz eğer öncesinde buraya gelmiş olsaydık dağa çıkmazdık. Bu o kişilerin birebir bana anlattıkları ve verdikleri mesaj. Ondan sonra dedim ki demek biz bir yerde yanlışlık yaptık. Ben o dönemde sırasıyla bunu üst makamlara ilettim ve burada kaldığım sürece her fırsattan istifade ile bu gelen insanları özelikle Doğu ve Güneydoğu’dan gelen askerleri Gelibolu Yarımadası’nı gezdirdim. Benim başlattığım bu gelenek de bildiğim kadarıyla devam ediyor. Yine bildiğim kadarıyla gördüğüm kadarıyla Gelibolu Yarımadası şu an dolu. Iğdır’dan Antep’ten, Batman’dan arabalarla sürekli insanlar ziyarete geliyorlar. O dönemde aynı zamanda bana şu mesajda iletildi. Bu söyleyeceklerim çok önemli bir konu. 19 Mayıs Taarruzu vardı. Bu kitapta aşağı yukarı 50-60 sayfa var. 6-7 saat içersinde 10 bin vatan evladı 4 bini şehit olmak üzere orada zaiyat verdik. O ziyarete gidenlere şunlar anlatılıyormuş. O kafir var ya o kafir, burada 10 bin tane vatan evladı Müslüman can verirken o geride çadırında şimdi ismini söylemeyeceğim nokta nokta ile alem yapıyormuş. Bahsettikleri kişi Atatürk, o dönemde Atatürk, cephedeki 4 tane Tümen Komutanından birisiydi. Dolayısıyla yanlış bilgilendirme yapılıyor.  Oraya insanları göndermek mutlaka iyi bir şey ama oraya giden insanların doğru bilgilendirilmesi de bundan daha daha önemli. Yoksa oraya gidenler dönüşünde militan oluyor. Halbuki oraya gidenler dönüşlerinde Atatürk Milliyetçisi, Atatürk Militanı, militan Atatürkçü olmak zorundadırlar. İşte buradaki bu kıvılcım bana 8 sene üniversitede çalışmamın sonucunda devletimizin sağladığı sağolsun (!) 40 ay süreyle bana bu imkanı tanıdı (!) Bu sayede 750 sayfadan oluşan Çanakkale’yi Atatürkçü açıdan, Atatürkçü gözlükle Çanakkale’yi sığdırmaya gayret ettim. Eğer kalın olmayacağını bilseydim. Bu 1000-1500 sayfaya çıkardı. Fakat bu bile kalın diyorlar. 750 sayfaya ancak sığdırdık, efendim bu bir benim babamın bana vasiyetini yerine getirdiğim bir kitaptır. Babam benim ismimi koyarken bunun adını koydu. Bana cezaevinde de mahkeme esnasında da hep sen isimden zaten kaybettin dediler. Ben isimden kaybetmedim isimden kazandım ve bundan sonra da kazanmaya devam edeceğim. Kim ne derse desin ağzına dahi almaya imtina ettikleri ismi herkes bir zaman gelecek ezberleyecek başka çaresi yok. Bu kitabı içersinde 675. Sayfayı mutlaka okuyun. Bu sayfada bugünü anlatıyorum. Sonuçta bir kaynak doküman olarak hazırlanan bu kitabı okumayan, anlamayan, anlatmayan bir kişinin cebinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartını taşımaya hakkı yok ve yoktur. Ben bana bu imkanı sağlayan ve beni Keşanlılarla buluşturan Keşan Belediye Başkanı ve okul arkadaşım Mehmet Özcan’a teşekkür ediyorum” dedi.

CIMG7196  CIMG7198  M.Kemal Tutkun İmza Günü (2)

Tutkun daha sonra ilk olarak Mehmet Özcan’a kitabını imzaladı.

Tutkun saat 16.00 sıralarında sona eren İmza Günü’nde çeşitli dostlarıyla da bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.

Özcan’da bu İmza Günü’nü Keşan Belediyesi ile ortaklaşa düzenleyen Kitap Dünyası yetkililerine teşekkür etti.

Tutkun, İmza Günü’nde 100 kitabını imzaladı.

www.kesanhalkinsesi.com

HABERİN BİLGİSİ
Bu haber 19 Mayıs 2015, 7:42 pm tarihinde GÜNCEL, son dakika kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 1.012 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN

İsim :

E-posta:

WebSite: