KORONAVİRÜS BELASI!

İnsanlık ciddi bir sınavdan geçiyor.

Koronavirüs belası!

Salgın nedeniyle bugünlerde 14 rakamı iki konuda sık sık karşımıza çıkıyor.

Birincisi 14 gün karantina.

Diğeri de Sağlık Bakanlığı’nca koronavirüs riskine karşı önerilen 14 kural.

İnsanlar salgın nedeniyle bir türlü beceremediğimiz temizlik, hijyen konusunda müthiş bir eğitim görüyor.

El nasıl yıkanır en ince ayrıntısına kadar sanırım artık herkes öğrenmiştir.

TV’ler, gazeteler 14 kurala uzmanların ağzından fırsat buldukça yer veriyor.

İyi, güzel de kimse yere tükürme konusuna neden girmiyor?

**

Kayınbiraderim Salih Akbaş, Almanya’da yaşıyor.

Oldukça hoş bir “kafe”si var.

Ülkede alınan tedbirler sonucu o da mekanını kapatmış durumda.

İş-güç olmadığı için hemen hemen her gün konuşmaya başladık.

Geçen Cumartesi günü de whatsapp’tan görüntülü uzunca bir görüşme daha yaptık.

Avrupa’nın koronavirüs merkezi haline gelmesinin nedenlerinden biri olarak bakın ayrıca neyi de örnek gösterdi:

“Burada insanlar bizim gibi değil. Onlar evlerine genellikle ayakkabıları ile girerler…”

Yani, dışarıda virüse kim başmışsa onunla haydi içeri.

Tabi bizde öyle değil.

Kapının önüne kadar…

Sonra bir şekilde yine içeri.

Fırsat bu fırsat.

14 maddeyi 15’e çıkarın.

Yerlere tükürmemeyi de üstüne basa basa kafalara sokalım!

Ömer Çakıcı, Keşan’da yaşıyor.

Keşan Halkın Sesi Gazetesi’nin sahibi.

Aynı gün onunla da telefonlaştım.

Sosyal medya hesabından paylaştığı “Vatandaşın yaşamı Allah’a kaldı…” başlığı ile başına gelenleri okuyunca kendisini aradım.

“Bülent ağabey, ben de seni arayacaktım” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nca acil ameliyat dışındaki hastaların kabul edilmemesi nedeniyle yaşadıklarını şöyle aktardı:

“182’yi arayarak Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nden daha önceden tespit edilmiş Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nde 18 Mart 2020 Çarşamba günü için randevu alarak gittim.

Görevli doktorlar durumu inceleyip, 19 Mart 2020 Perşembe günü bir gün sonra Anjiyo olacağımı söylemeleri üzerine, sabah saatlerinde tahlilleri mi yapıp tekrar doktorlarımla görüştüğümde, anjiyo olacağımın kanaatine varıldığını, ancak Sağlık Bakanlığı’ndan gelen genelge doğrultusunda bunu yapamayacaklarını üzülerek söylediler.

Bir yandan da olmam gerektiğine vurgu yaptılar.

‘Peki ben şimdi ne yapayım?’ dediğimde, ‘Sen şimdi git kalp krizi geçirirsen’, ki geçirme riski olduğunu da ifade ederek, ‘Acil olarak gelirsin…’ dediler.

Ben de ‘İşimiz Allah’a kaldı, yetişirsek gelirim dedim.”

Güler misin, ağlar mısın?

**

Maalesef durum böyle.

Anjiyo olmak için kalp krizini bekliyor.

Bir yanda kalbi.

Diğer yanda korona.

Gel de sor ona!

!

 

HABERİN BİLGİSİ
Bu haber 28 Mart 2020, 8:15 pm tarihinde GÜNCEL, manset, son dakika kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 1.244 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
ETİKETLER
YORUM YAZIN

İsim :

E-posta:

WebSite: