KEŞAN ŞEHİTLER İÇİN YÜRÜDÜ

Keşan Ülkü Ocakları tarafından, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 99. Yıl Dönümü dolayısıyla şehitler için yürüyüş düzenlendi.

Manşet

Keşan Ülkü Ocaklarının Kunduracılar Çarşısı’ndaki bürosunun önünden başlayan yürüyüş, Cumhuriyet Caddesi, Medya Caddesi, Hastane Caddesi, Önder Caddesi, Tekel Meydanı ve İsmet İnönü Caddesi’nden devamla, Cumhuriyet Meydanı’nda son buldu. Yürüyüş sırasında “Şehitler ölmez, vatan bölünmez”, “Ne mutlu Türk’üm diyene” gibi sloganlar atıldı.
Cumhuriyet Meydanı’nda ise önce Gizem Damla tarafından ‘Andımız’ okundu, daha sonra ise basın açıklamasını Meyra Çere okudu.

Meyra Çare’nin yaptığı açıklamada; “19’uncu yüzyılın sonlarında, 20’nci yüzyılın başlarında politik gelişmelerini tamamlayan Avrupa devletleri, emperyalist politikalarıyla 1. Dünya Savaşı’nda, insanlığın tarihinde görmediği, yaşamadığı acılarla tanıştırdı bütün dünyayı. Osmanlı İmparatorluğu’nun elinde bulunan Orta Doğu bölgesinin zengin petrol yatakları da, bu sırada emperyalist Avrupa devletlerin dikkatini çekmekteydi. Bu fırsatla amaçlarına ulaşacaklarını düşünen emperyalist güçler Osmanlı Devleti’ne karşı şiddetli bir saldırıya geçerken hiç ummadıkları bir direnişle karşılaşacaklarını düşünmemişlerdi. Kahraman Türk askerinin bütün yoksulluk ve yoksunluklara rağmen cansiperane şekilde savaşması, Mustafa Kemal’in askerlik dehası, Çanakkale’nin geçilmez olduğunu bütün dünyaya gösteriyordu. Çanakkale savaşlarında, yenilmez sanılan emperyalist güçlerin de üstesinden gelinebileceği kanıtlanmış, ileride yoluna baş koyulacak Kurtuluş Savaşı’na kalkışılırken Çanakkale Zaferi önemli bir moral kaynağı, aynı zamanda dayanak noktası olmuştur. Öyle ki Çanakkale Zaferi olmasaydı Kurtuluş Savaşı da olamazdı diyebilecek kadar büyük bir destandır Çanakkale.”
Çanakkale Savaşı’nın, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda önemli bir aşama olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şunlar ifade edildi: “Bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin temelleri Çanakkale Zaferi ile atılmıştır. Çanakkale, utançla yaşamak yerine onurla ölmeyi tercih edenlerin savaşıdır. Çanakkale, dualarla atılan her adımda inancın ispatı, bağımsızlık sevdasının yaşanmış gerçekliğidir. Çanakkale; genç, yaşlı, kadın, erkek el ele kenetlenen bir milletin var oluş mücadelesinin kıvılcımı olmuş, bir ulusun yokluktan var oluşa giden engebeli yollarında bütün yurdu çepeçevre saran kocaman bir meşaleye dönüşmüştür. Bu anlayışla Çanakkale’de canını vermiş, kanını akıtmış her kahraman Türk askeri bütün dünyanın saygıyla önünde eğildiği takdire şayan bir mertebeye ulaşmış, şahadet şerbetini gözünü kırpmadan içmeye ant içmiştir. Çanakkale Savaşı, Türk evlatlarının inançla, imanla; kol kola, göğüs göğüse sergiledikleri bir var oluş mücadelesidir. Bu destan yazılırken öyle ki Türkiye, genç ve münevver bir kuşağını; bağımsızlığını ve varlığını sürdürebilmek için Çanakkale’de feda etmek durumunda kalmıştır. Çanakkale’de toprağa verilen insanlar o yoksulluk ve yokluk içerisinde bu toplumun gelmiş geçmiş, görmüş göreceği en aydın, en iyi yetişmiş vatandaşlar olduklarını canlarıyla kanlarıyla ödeyerek ispatlamışlardır. Bir üniversite kuşağı, bir münevverler ordusu, Çanakkale’de gözünü kırpmadan şehit olmayı içine sindirmiştir. Bütün alaylar, savaşın her aşamasında, komutanından en gerideki erine kadar kendilerini feda etme bilinci içinde davranmışlardır. Bu uğurda Çanakkale, hür ve bağımsız yaşama iradesi ile aydınlık yarınlara duyulan inancın zaferidir. Burada eriyle, komutanıyla, askeri, subayıyla toplumumuz çok parlak bir sınav vermiştir. Çanakkale Zaferi; dünya tarihinde bir dönüm noktasının yaşandığı, güç dengelerinin değiştiği, olaylar akışı üzerinde Türk ulusunun belirleyici bir rol oynadığı, Kurtuluş Savaşımızın ilk meşalesinin tutuşturulduğu, yüce Türk ulusunun kahramanlık ve fedakarlığının doruk noktasına ulaştığı bir prestij ve azmin mücadelesi olmuştur. Çanakkale Zaferi, kahraman askerlerimizin, cihanı hayrete düşüren bir iman ve kahramanlık destanıdır. Bu zafer, milletimizin iman ve azminin, metanet ve gücünün açık bir göstergesidir. Türk Ordusu’nun Çanakkale’de vermiş olduğu bu büyük mücadele; sadece dünya tarihi üzerinde yarattığı büyük etkiyle değil, Türk savaş sanatının uygulanış tarzı, başta büyük önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, kanlı mücadelede ön plana çıkardığı kahramanlar ve askeri dehalar bakımından, Türk askerinin doğasında bulunan insanî değerlerin savaş sahasında tezhürü bakımından da dünya savaş tarihinde örneği olmayan bir başarı timsalidir. Çanakkale Zaferi, vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin neleri başarabileceğinin en güzel kanıtıdır.
Düşmeyen sancak 57. Alay’ı, sessiz gecenin kahramanı Nusret Mayın Gemisi’ni, gizli darbenin başrol oyuncusu Mesudiye Zırhlısı’nı, Conkbayırı’ndaki şanlı direnişi, insanlığın savaşı yendiği Gelibolu’yu, efsaneleşen gerçek Koca Seyit’i, cesur yürek Yahya Çavuş’u, küçük kahraman Aleko’yu ve Kınalı Ali’yi kim tarih sahnesinden silebilir ki!
Türk savaş tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin 99. yıl dönümünü kutlamanın ve kutsal vatanımız için canlarını feda eden şehitlerimizin Şehitler Günü’nü idrak etmenin onurunu yüreğimizin derinliklerinde yaşıyoruz. O yüzdendir ki şanlı Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarını unutmamalı, unutturmamalıyız. Yeni Kurtuluş Savaşlarının, yeni Sevr’lerin bugünkü dünyada belki savaş sahnesinde olmasa bile yeni stratejik söylemlerle önümüze getirileceğini düşünmemiz gerekir. Bu yolda atılan her adım, bize, Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda canlarını feda eden atalarımızın mirasına vurulan asıl darbe olacaktır.

eo1vWR
Geçmişini unutanlar, o geçmişi yeniden yaşamak zorunda kalırlar. Biz ne Çanakkale’yi, ne Milli Mücadele’yi, ne vatan ve bayrak için canını veren aziz şehitlerimizi, ne de ‘Ya İstiklal, ya ölüm!’ diye haykıran büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü unutmadık unutturmayacağız. Bize yeni Sevr dayatmalarıyla geçmişi yaşatmak isteyenlerin bu yıkım ve zulüm planlarını, dün Çanakkale’de olduğu gibi bugün de bertaraf etmek boynumuzun borcudur. Öyleyse geçmişimizden feyiz alarak bugün de ‘Çanakkale Geçilmez’ diye haykırıyoruz. Ne mutlu Türk’üm diyene!” dedi.

www.kesanhalkinsesi.com

 

 

 

HABERİN BİLGİSİ
Bu haber 19 Mart 2014, 11:20 am tarihinde GÜNCEL, son dakika kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 1.349 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN

İsim :

E-posta:

WebSite: